top of page

Yıldızlar

  • 4 Nis 2016
  • 1 dakikada okunur

Yıldızlar… Üçten sekize kadar köşeli olarak kâğıda dökülmüş ve köşe sayısı ile betimlenen şekline göre sembolik anlamlar yüklenmiş yıldızlar… Yıldız dediğimiz şey, küçük ya da büyük bir Güneş! Ağırlıklı olarak hidrojen ve helyumdan oluşan, çekirdeğinde yaktığı bu elementlerle yanıp duran küresel bir gök cismi… Füzyon tepkimelerinde açığa çıkan enerjinin yıldızın içinden geçtikten sonra dış uzaya yayılan ışınımını Güneş’in ışığı altında kalmadıkları zaman yani ancak geceleri gökyüzünde görüyoruz ki, ilk insandan bu yana göz kırpan parlak noktalar olarak gördüğümüz o ışınıma da türlü anlamlar yüklüyoruz. Yani yıldızla gezegeni birbirine karıştırmamak gerekiyor. Maazallah öyle romantik resimlerde olduğu gibi kenarına köşesine bir yerini değdirsen yanar, kavrulur gidersin hani... 


Bir ışık ışınının Samanyolu Galaksimizin bir ucundan öbürüne erişmesi için 100.000 sene geçmesi gerekiyor ki, biz insanoğullarının, günümüz insanına (Homo Sapiens) benzeyen ilk ataları daha 200.000 ila 300.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıktı. Galaksimize en yakın komşu galaksi olan Andromeda’nın bizden uzaklığı ise yaklaşık 2 milyon ışık yılı. Bize en yakın yıldız, yaşamın da kaynağı olan Güneş. Güneş bize 150 milyon kilometre uzakta. Işık saniyede yaklaşık 300 bin km yol aldığından, biz aslında her baktığımızda Güneş'in 8 dakika 20 saniye önceki görüntüsüne bakıyoruz. Çıplak gözle görebildiğimiz bir yıldız ile aramızdaki mesafe uzadıkça, görüntü gecikmesi de paralel olarak uzuyor. Mesela, her gece (tabi eğer görebilirsek) Polaris ya da bilinen adıyla Kutup Yıldızının (Güneş’in 48 katı bir çapa sahip) 450 yıl önceki halini görüyoruz. 


Unutmayın, eğer gökyüzünde gördüğünüz yıldız çok uzaktaki kısa ömürlü bir yıldız ise (100 milyon yıldan kısa), aslında bir hayale bakıyor olabilirsiniz…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page