Naim
- 26 Eyl 2017
- 1 dakikada okunur
Ufkumuzda halter diye bir spor yoktu! 1986 yılı sonlarına doğru Başbakan Turgut Özal Bulgar Hükûmeti ile örtülü ödenekten verilecek 1 milyon 200 bin dolar karşılığında anlaştığında tanıdık onu. Bulgaristan Kırcaali doğumluydu (23 Ocak 1967). Bulgarlaştırılmış adı “Naum Shalamanov”du. Türkiye’ye geldiğinde ise artık “Naim Süleymanoğlu” olmuştu. Çok kısaydı ama kendince orantılı bir vücut yapısı vardı. Yakışıklı ve sempatikti. Daha 16 yaşını bile doldurmadan Dünya Rekortmeni olmuş bir fenomendi. Aslında, hayat hikâyesinin şimdiye kadar çoktan sinemaya aktarılması gerekirdi ama yapılmadı. Türk TV’lerinde yayımlanacak doğru dürüst bir belgeseli bile çekilmedi. Podyumda onu izlemek büyük bir şeydi. TRT spikerlerinin çıkardıkları garip seslere ister istemez iştirak ederdik. Podyuma çıktığında, kaldıracağı ağırlığa konsantre olmaya çalışırken, alnına düşürdüğü saçlarını alt dudağını öne iterek çıkardığı havayla üfürerek dalgalandırması herhalde yaşı tutan herkesin aklındadır.
Naim Süleymanoğlu, Olimpiyatlarda Türkiye'ye güreş dışında ilk altın madalyasını kazandıran sporcudur. İlk kez Türkiye adına yarıştığı 1988 yılında Seul olimpiyatlarında 9 Dünya ve 6 Olimpiyat rekoru kırmıştır. 1988 Seul, 1992 Barcelona ve 1996 Atlanta Olimpiyatları olmak üzere ardı ardına üç kez Olimpiyat şampiyonu olmuştur. 8 Kez Dünya şampiyonu olmuş ve toplam 62 adet dünya rekoru kırmıştır. Kendi kilosunun üç katından fazla kaldırarak bir “efsane” olan ve “Cep Herkülü” unvanı ile anılan Naim Süleymanoğlu, Time dergisine de kapak olmuştur.
Ajanslar, bilinci kapalı olarak ölüm döşeğinde olduğunu söylüyor. Böyle bir efsaneye, hiçbir değere sahip çıkmadığımız gibi, gereken değeri veremedik. Federasyon alkolik diye ona yüz çevirdi. Hayat kadınlarına düşkünlüğü magazin basınınca öne çıkarılır oldu. Son yıllarını, sanki yokmuş gibi yaşadı ve 10 yıldır savaştığı hastalığa yenik düşmek üzere…
Böyle bir ülkede başkaca bir şey olması da beklenemezdi zaten!



Yorumlar