30 Ağustos
Bugün tarihler 30 Ağustos’u gösteriyor. Lozan öncesi Millî Mücadelenin nihai zaferinin yıldönümü. Peki, kimin umurunda?
Beni tanıyorsunuz, yazmayı anlatmayı seviyorum. Daha önce Facebook ve bu ortamda kerelerce de yazdım ama artık yazmıyorum çünkü sonuçta suya yazılan yazı gibi… Şunun şurasında 40 kişiyiz ve kırkımız da birbirimizi biliyoruz, ama kara cahil ya da eğitimsiz ve en önemlisi, körü körüne yanlışa saplanıp kalmış yarı cahillere ulaşamıyoruz. O yarı cahiller ki karşı devrimin ulaştığı noktanın baş aktörleri ve aktrisleridir. Evet, karşı devrim çok yol aldı, bugün Cumhuriyet devrimlerine bağlı ve/veya saygı duyan insan sayısı, suyunu sıksan, nüfusun ancak üçte birini oluşturuyor. O kitlenin de neredeyse yarısı yaşları 48 ve üzeri insanlardan oluşuyor. Erimekteyiz… Dürüst olun lütfen, kaçınız oğluna/kızına “yurtdışına git” demiyor veya bir şekilde yurtdışına gitmiş çocuğuna “bir yolunu bul, dönme!” demiyor? Karşı devrimin kazandığı başarı zımnen kabul edilmiş görünmüyor mu?
TV’lerde sözde akademisyenler, “Çanakkale Zaferi diye bir şey yok, orada Almanlar ve İngilizler savaştı” diyor; diğeri daha da ileri giderek, “Millî Mücadele diye bir şey yok, safsatadan ibaret” diyebiliyor. FETÖ’cü olduğunu hemen herkesin bildiği kişiler sözde muhalif TV kanallarında program yapıyor veya program konuğu oluyor. Bu program konuklarından biri de “İkinci Cumhuriyet, İkinci Cumhuriyet” diye diye karşı devrimin değirmenine su taşıyan Çetin Altan’ın tosuncuklarından Mehmet Altan. Daha fazlasını yazsam, ne işe yarayacak ki? Neyse…
Önümüzdeki yıl da sizlerle birlikte Cumhuriyet bayramlarını kutlayabilmek ümidiyle hepinizin 30 Ağustos’unu kutluyorum.



Yorumlar