top of page

Jones Ana'nın Özyaşam Öyküsü

Marry Harris Jones ya da Amerikan işçi hareketi tarihine geçen adıyla “Jones Ana”, 1 Ağustos 1837 tarihinde (bazı kaynaklar, gerçek doğum tarihinin 1830 olduğunu, 1837’nin vaftiz tarihi olduğunu yazar), Titanik’in batmadan önce son demir aldığı liman olan Cork, İrlanda’da dünyaya gelir. Fakat, ömrünü işçi hareketine adadıktan sonra, doğum gününü 1 Mayıs olarak belirler. 

Önce, babası Richard Harris, 1835’te Amerika’ya gider. 1840 yılında ise, tüm aile ABD’ye göç eder. Babası, demiryolu inşaatlarında çalışmak üzere Kanada’nın Toronto kentine gidince, ailesini de yanına alır. Jones Ana, Toronto şehrinde büyür. İlkokulu bitirdikten sonra öğretmen olmayı hedefleyerek öğretmen yetiştirme okuluna devam eder. Bu arada, dikiş dikmeyi de ustalıkla öğrenir. İlk işi, Michigan’ın Monroe kentinde bir manastır okulunda öğretmenlik yapmak olur. Daha sonra Şikago’ya döner ve kendi dikiş atölyesini açar. Fakat kısa süre sonra yeniden öğretmenliğe döner ve Memphis, Tennessee’de öğretmenlik yapmaya başlar. 1861 yılında Çelik Dökümcüleri Sendikası’nın yöneticisi George Jones ile evlenir. Bu evlilikten 1867 yılına kadar peş peşe dört çocuğu olur. Bu arada çalışmayı bırakır. 

1867 yılında Memphis’i sarı humma salgını kasıp kavurur. Okullar ve kiliseler kapanır. Dört küçük çocuğu da arka arkaya hastalığa yakalanır ve hayatlarını kaybeder. Dahası, bir süre sonra eşi de hastalığa yakalanır ve ölür. 

Şikago’ya döner ve tekrar terzilik işine girer. Washington Caddesi’nde, göl yakınında bir yerde, Şikago’nun aristokratları için dikiş dikerken, onların lüks ve savurgan yaşamlarını gözlemlemek için bolca fırsatı olur. 

Ekim 1871’de, büyük Şikago yangını iş yerini ve sahip olduğu her şeyi yakıp yok eder. Yakınlarda, yıkık dökük, yangın izleri taşıyan bir binada, Emek Şövalyeleri’nin (Knights of Labor) toplantılarına katılır ve o günlerin önemli işçi örgütlerinden biri olan Emek Şövalyeleri aracılığıyla, ABD işçi hareketiyle tanışır. Emek Şövalyeleri’ne katılır ve kendisini giderek daha fazla işçi mücadelesine vererek, işçi sınıfının içinde yaşayıp çalıştıkları koşulları iyileştirmek için gösterilen çabalara aktif olarak katılmaya başlar.

Katıldığı ilk grev, 1873 yılında Baltimore ve Ohio Demiryolu çalışanlarının başlattığı grev olur. 1880’den itibaren ise kendisini tümüyle işçi sınıfının mücadelesine adar ve nerede büyük bir grev olsa ya da grevin başarısı tehlikeye girse, orada boy gösterir ve giderek ABD işçi sınıfı arasında Jones Ana olarak bilinir hale gelir. On dört saate ulaşan uzun çalışma saatleri, çocuk işçiliği, kadın emeğinin daha ucuz oluşu, barınma koşullarının yetersizliği, aşırı yorgunluk ve yetersiz beslenmeden kaynaklı erken ölüm gibi toplumsal sorunlarla mücadelede en ön safta yer alır. Defalarca hapse atılır, ölüm tehditleri alır ama mücadelesini inanç ve kararlılıkla sürdürür. Bu yolda, özellikle kadınları harekete geçirmenin en büyük silah olduğunun farkına vararak, grevci işçilerin eşlerini direnişin önemli bir öznesi haline getirmek için mücadeleye çağırır.

Amerikan işçi sınıfı hareketinin en çarpıcı ve güçlü figürlerinden biri olan Jones Ana, son yıllarını Adelphi, Maryland'da geçirir ve 1930 yılında (93 ya da 100 yaşında) hayatını kaybeder.

Koyu Kahverengi Minimalist Kitap Tanıtımı Afiş.png

Editör: Mary Field Parton
Açık Yayın
Tarih: 2025

bottom of page